Kayıtlar

Öykümsü

Kırmak fiilini sadece somut bir eylem diye düşünmek de mümkünken özüne inmek lazımdı ona göre. Yeni aldığı Apple tabletin ekranının kırılması diye düşünülebilirdi mesela. Ancak o yaşının çok genç olmasına rağmen hayatın tam içinde büyümüştü. 'Kırmak' deyince aklına ilk gelen şeyi -elindeki iki tarafı açılmış kurşun kalemle henüz kalınlaşmamış olan ucuyla- o çekirdek külahından bozma gazete parçasına şöyle yazmıştı: "Can yakıp da kalp kırma. Senin de gül benzin solacak bir gün." İmza: Gariban.

Mavi ve Kara

Öyle zamanlar vardır ki yaşadığımıza seviniriz ve öyle zamanlar vardır ki yaşadığımıza üzülürüz. Aynı bu iki içler acısı durum gibi : ‘’Struma Olayı (katliamı) ve Mavi Alay.’’ Öncelikle ‘Struma Olayı’ dediğimiz insan canının bazı kesimler tarafında ne kadar da yok sayıldığını, değersiz olduğunu anlatan katliamla başlamalıyım. (Ama öncelikle kısa bir hatırlatma yapmak ve daha sonra yazıma başlamak istiyorum. Üzerinde duracağımız iki konuyu Zülfü Livaneli’ye ait olan SERENAD (Serenad Für Nadia) adlı romandan örneklerle destekleyip, somutlaştıracağımı söylemeliyim.)     Struma Olayı : ‘’ II. Dünya Savaşı’nın en sert dönemi diye tabir edebileceğimiz 1941 yılında Alman lideri Hitler ve Rus lideri Stalin’in büyük çekişme, rekabet ve savaşla birbirlerini kırıp geçirdikleri yıl Romanya’nın Yaş şehrinde 4000 Yahudi, Yahudi düşmanı Hitler tarafından öldürülünce bütün Yahudiler ülkeden kaçmanın yollarını ararlar. O sıralarda gazete ilanlarındaki sahte resimlerine aldanarak ,oldukça yükse...

"MERHABA"

Dünyanın en cimrileri 'Eli açık', dünyanın en korkakları 'Yürekli', dünyanın en tembelleri 'Çalışkan' gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'Nesin' soyadını aldım. Evet bir yazar değilim, evet Aziz Nesin hiç ama hiç değilim. Haddime değil bir kere. Ee, nesin derseniz; eşrefi mahlukatlardan, bolca okuyan, az çok yazan, söylemek istedikleri olan, edebiyat denizinde bir damla bile olamayan ama hisleri olan ve sevgiden yana tavır takınan, bazen bertaraf ama sevgiden ve insanlıktan yana taraf olan, 'Kemal'gillerden bir insan...  Bazen hayata dair; bazen sanata... Bazen kültüre dair; çokça edebiyata... Her ne kadar “Bu gökkubbe altında söylenmemiş bir söz yoktur” deseler de söylenmemişi değilse de söylenemeyeni söylemek belki de bazı sıra.  O zaman Yaşar Kemal dizeleri, Zülfü Livaneli müziği kulağa gelir gibi olsun: Düny...