"MERHABA"

Dünyanın en cimrileri 'Eli açık', dünyanın en korkakları 'Yürekli', dünyanın en tembelleri 'Çalışkan' gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'Nesin' soyadını aldım.


Evet bir yazar değilim, evet Aziz Nesin hiç ama hiç değilim. Haddime değil bir kere. Ee, nesin derseniz; eşrefi mahlukatlardan, bolca okuyan, az çok yazan, söylemek istedikleri olan, edebiyat denizinde bir damla bile olamayan ama hisleri olan ve sevgiden yana tavır takınan, bazen bertaraf ama sevgiden ve insanlıktan yana taraf olan, 'Kemal'gillerden bir insan... 


Bazen hayata dair; bazen sanata... Bazen kültüre dair; çokça edebiyata... Her ne kadar “Bu gökkubbe altında söylenmemiş bir söz yoktur” deseler de söylenmemişi değilse de söylenemeyeni söylemek belki de bazı sıra. 


O zaman Yaşar Kemal dizeleri, Zülfü Livaneli müziği kulağa gelir gibi olsun:


Dünyanın ucunda bir gül açılmış

Efil efil esen yele MERHABA 

Karanlığın sonu bir ulu şafak

Sarp kayadan geçen yola MERHABA

👋


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öykümsü

Mavi ve Kara